TRT ŞEŞ - TRT 6 Kürtçe türkülerle açıldı

2009-01-02 20:18:00
Kürtçe kanal TRT 6 (TRT Şeş) törenle resmi açılışını yaptı


Türkiye’nin bir ilke imza atarak başlattığı Kürtçe kanal TRT 6’nın (TRT Şeş) resmi yayını dün akşam Arı Stüdyosu’nda verilen bir resepsiyonla başladı. Alkol servisinin yapılmadığı resepsiyona, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Bakanları Mehmet Şimşek ve Mehmet Aydın, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve çoğunlu Kürt kökenli olan AKP milletvekilleri katıldı. Resepsiyona, DTP ve diğer partilerden katılım olmadı.

GÜLŞEN ORHAN SÜRPRİZİ

Canlı yayınlanan resepsiyonda Kürt sanatçılar Nilüfer Akbal ve Rojin konser verdi. AKP Van Milletvekili Gülşen Orhan sahneye çıkıp sanatçıları kutladı ve bir de Kürtçe türkü söyledi. “Amca kızı” anlamına gelen türkü gecenin sürprisi olurken Orhan büyük alkış aldı.

 
GÜL: TÜRKİYE’NİN ZENGİNLİĞİ

Cumhurbaşkanı Gül açılışta banttan yayınlanan konuşmasında, Kürtçe yayınların kötü niyetli insanların önünü keseceğini vurgulayarak, “Büyük bir ülkeyiz ve bu ülkenin farklı farklı gerçekleri var. Bunların hepsini Türkiye’nin zenginliği olarak görüyorum. Halkımızın birliğini, beraberliğini, kardeşliğini isteyen herkes bu ülkenin sahibidir” dedi.

ERDOĞAN’DAN KÜRTÇE ’HAYIRLI OLSUN’

Başbakan Erdoğan da şunları söyledi: “Herkesin kendini ifade etme hakkı var. Kürtçe yayın bunun en güzel örneği. Yayınlar aidiyet bağını güçlendirecek. Bizi birbirimize bağlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bu kan bağından daha önemlidir. Farklılıklardan korkmaya gerek yok. Bölücülüğe karşı birbirimizi daha iyi tanımaya çalışalım, kucaklaşalım.” Erdoğan, konuşmasının sonunda Kürtçe “TRT Şeş bi xêr be” (TRT 6 hayırlı olsun) dedi.

ARAPÇA KANAL DA GELİYOR

Yayınların şimdilik Kurmanci ile başlayıp daha sonra Zazaca ve Sorani lehçelerinde de yapılacağını belirten Erdoğan TRT’nin 2009’da Arapça ve Farsça dillerinde kanalların da hayata geçirileceğini vurguladı.

MAKAMLARI KÜRTÇE YAZILDI

Mesajlar yayınlanırken Erdoğan ekranda Başbakan anlamında “Serokwezir”, Gül de Cumhurbaşkanı anlamında “Reisi Cumhur” ifadeleriyle yer aldı.

GÜNAY: KAYA HAKSIZLIĞA UĞRADI

Kültür Bakanı Günay, resepsiyonda “Bu gelişme önceki yıllarda olsaydı gereksiz sancıları yaşamazdık. Mehmet Uzun, Ahmet Kaya ve Ahmet Arif gibi ünlü Kürt ozan, şair ve düşünürleri Kürtçe’ye yönelik söylemleri nedeniyle haksızlığa uğratıldı” dedi.

FIRAT’TAN KÜRT ÇIKIŞI

AKP’li Dengir Mir Mehmet Fırat ise “İnkarcı tutumun faydası yok. Kürtçe, kökleri çok derinlere giden kültür yaratmış bir dildir. Kürtçe’de kullanılan ancak Türkçe’de olmayan ” w, q, x “ gibi harflerin kanalda kullanılmasının eleştirilmesi aptalca. O zaman Washington’u niye ’w’ ile yazılmaya devam ediyoruz” diye konuştu.





TRT-6 Açılış konuşma şarkı Shaber
Yükleyen samanyoluhaber

TRT’nin Kürtçe televizyonu, PKK ve DTP’nin aleyhteki çabalarına rağmen bölge halkında memnuniyet yarattı.

Ümit Fırat, Bejan Matur, Altan Tan, Mehmet Metiner gibi Kürt aydınları, halkın öteden beri Roj TV olmak üzere Kürtçe yayın yapan kanalları izlediklerini hatırlatarak, bu kanalların genellikle kuru ve yavan bulunduğunu, TRT Şeş’in bunun için bölge insanlarında sevinç yarattığını söylüyorlar. PKK’ya göre TRT Şeş’i izlemek ihanetle eşdeğer.
"GELENEKSEL aile ortamlarında, yaşlıların ’günahtır’ diyerek televizyon izlemediğine çoğu Kürt tanık olmuştur" diyor şair Bejan Matur ve ekliyor: "TRT Kürtçe’nin deneme yayınını dikkatle izleyen annesine, ’Hani televizyon izlemek günahtı?’ diye soran bir tanıdığıma annesinin yanıtı, ’Ama oğlum bu Kürtçe’ olmuş. Dilin bu meşrulaştırıcı fonksiyonu, anlam dünyasını yeniden inşa edecek kadar güçlü olabiliyor."

Bu nasıl bir ülke
Test yayınları sırasında Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da dolaşıp halkla konuşan Bejan Matur, bölge insanının yaşadığı şaşkınlığını somut biçimde koyuyor ortaya. Bir Kürt genci, TRT Şeş’de ’Şılele’ şarkısını duyduğunda kulaklarına inanamamış mesela: ’Aynı şarkı bundan birkaç yıl önce yerel bir kanalda yayınlandığı için kanal yöneticileri ceza almışlardı. Bugün TRT’de döne döne yayınlanıyor. Bu nasıl bir ülke anlamadım." Kürt aydını Ümit Fırat’ın dediği gibi, "Üç kuşak boyunca yasaklı olan bir dilin önünün açılması elbette Kürtler için önemsenecek bir gelişme olarak görülecektir. Yıllarca yaşanılan acılara ve baskılara bakılırsa, radyosunun, teybinin sesini bile kısarak dinlediği şarkıların bir devlet kanalından, hem de görüntülü olarak dinlenilmesi hayal bile edilecek bir şey değildir."
Gerek Ümit Fırat, gerek Altan Tan, Gerek Mehmet Metiner, gerekse Bejan Matur, bölgede yaşayan insanların öteden beri çanak antenlerle başta Roj TV olmak üzere Kürtçe yayın yapan kanalları izlediğini ancak bu kanalların genellikle kuru ve yavan bulunduğunu hatırlatıyorlar. Oysa TRT Şeş, Rojin, Nilüfer Akbal gibi popüler Kürt sanatçıları ekrana taşıyor. PKK’yı tedirgin eden de bu zaten. PKK’nın TRT Şeş’e karşı çıkmasına, hatta Kürtçe televizyon izleyecekleri ’ihanet’le suçlamasına rağmen, bölge halkının son derece sevinçli olduğunu belirtiyor Ümit Fırat:

Bir sorun aşılıyor
"Kürtçe TV’nin PKK’nin bölgede izlenmesinin ve yardımcı olunmasının ihanetle suçlaması gibi baskı ve kampanyalarına rağmen oldukça sevinçle karşılandığını duyuyoruz. Gündelik hayatta konuştuğu anadilinin artık bir devlet televizyonu kanalından da yayınlanan bir olması, şüphesiz ki bir rahatlama yaratacaktır. Anadilinde konuştuğu zaman etrafındakilerin rahatsız olduğunu, tuhaf tuhaf baktıklarını gören insanların bu tür davranışlarla hemen olmasa da, daha az karşılaşacaklarını, giderek de artık karşılaşmayacaklarını düşünmeleri, hiç değilse yaşanan pek çok sorundan önemlice birisinin aşılması anlamına gelmektedir."

Devrim niteliğinde
Gazeteci Mehmet Metiner ise devletin inkár politikasını terk etmesi anlamına geldiği için TRT Şeş’in bir anlamda ’devrim niteliği’ taşıdığını ve bu nedenle PKK’nın bundan büyük bir rahatsızlık duyduğunu vurguluyor. "Bence" diyor Metiner, "TRT Şeş’in, yani Kürtçe televizyonun yarattığı büyük mutluluk, devletin o geçmişteki inkár anlayışını artık terk ettiğini ilan etmiş olmasında yatıyor. Bence devrim niteliğinde olan olgu asıl budur. Benim yeni ’kabul dönemi’ diye adlandırdığım bu süreci bu kadar önemsiyor olmamın bir sebebi de, turnusol işlevi görüyor olmasıdır. Baksanıza PKK ile en amansız karşıtları olarak bilinen çevreler, Kürtçe televizyondan ciddi rahatsızlık duyuyorlar. Kürtçe televizyon, Kürt sorununun çözümsüzlüğünden hangi çevrelerin nemalandığını veya istismar alanlarının kurutulmuş olmasından hangi çevrelerin rahatsızlık duyduğunu bu ülkenin Kürtlerine de Türklerine de, özcesi hepimize gösterdiği için çok önemli bir iş gördü doğrusu."

Büyük bedel ödendi
Yazar Altan Tan’ın görüşleri ise şöyle: Türkiye Cumhuriyeti resmi ideolojisinin Kürtlerin inkarına yönelik söylemi artık sona ermiş bulunmaktadır. Bundan sonra ’Kürt yok, dolayısıyla Kürtçe diye bir dil de yok’ şeklinde özetlenebilecek resmi ideoloji değişmiştir. Bu yönüyle Kürtçe TV’nin devletin resmi kanalında yayına başlaması oldukça önemli bir gelişmedir. Başını PKK ve DTP’nin çektiği bazı kesimler ise bunun bir aldatmaca olduğunu, zorda ve çaresiz kalan hükümetin Kürtçe TV’ye izin vermeye mecbur kaldığını ve bu televizyonla da resmi ideolojinin propogandasını yapacaklarını ileri sürmektedir. Öncelikle şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki Kürtçe TV’ye Kürtlerden daha çok devletin ihtiyacı vardır. Unutulmaması gereken çok önemli bir nokta da Kürtçe TV’nin başta AKP iktidarı olmak üzere hiç kimsenin bir lütfu olmadığı, bunu sağlayan esas etkenin Kürt halkının verdiği ısrarlı ve büyük bedellere mal olan mücadelesinin olduğu gerçeğidir.
Olumlu bir adım

TRT 6 kanalını Diyarbakır’daki kahvehanelerde ilgiyle izleyen vatandaşlar, TRT’nin Kürtçe yayın yapmasının gecikmiş de olsa olumlu bir adım olduğunu belirterek, yayınların objektif olması gerektiğini söylediler.

ALINTIDIR




1094
0
0
Yorum Yaz